acıdan buluyordu yürek kendi dilini
ben ne söylesem o replikte
sen yine de gidiyordun
nasıl bir güneş istesem kendime
uyandığım bu şarap renkli yok-sabah
üslubu bozuluyordu kelimelerimin
her şey çılgınca sana gitmek istiyordu
bu yüzden isyan çıktı o kentte
kelimeler anlamlarını terk edip seni buldular
denize döküldü içimdeki tüm halklar
işgal edilmiş bir yalnızlık sinsice savaşıyordu
yine de gemiyi hep ve en önce
kendi kaptanı terk ediyordu
savaş çıkmış kentlerin ilk imge fotoğrafı oldu sonra
-içimdeki o kent-
komünist bir rejimin tek tip savaş sonrası konutları gibiydim
kendime iltica etmeliydim
sonrası
bir güzel ağzın o yok-sabahları
bir şantiye kalp.
'o kalbin kapıları açılmıştı
bıraksaydın da biraz hava alsaydı.'
*Elçin'in sabah tanımıdır.
var-larına uyansın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder